578 görüntülenme

iki gelenek: ığdır’da ölü bayramı, meksika’da ölüler günü





iki gelenek: ığdır’da ölü bayramı, meksika’da ölüler günü

ığdır’da caferiler, her yıl nevruz’dan önceki salı ve perşembe günleri, nevruz geleneğinin önemli parçalarından biri olan ölü bayramı kapsamında kabir ziyaretleri yapıyor. meksika’da ise her yıl düzenlenen ölüler günü/ dia de los muertos ile ölenler anılıyor.

ziyaretleri gerçekleştirenlerin demeçleri ve araştırmacıların açıklamalarıyla ölü bayramı’nı inceledik.

“caferi toplumu olarak nevruz bayramı’nı kutlamadan önce ölü bayramı’nı kutlarız. herkes ölen yakınını ziyaret etmeye mecburdur. hocalar, ölülerimiz için dualar okuyor.

bozulan mezarlar tamir edilir. yıl içinde ölen vatandaşların yakınları için de yas tutulur ve evleri ziyaret edilir. bu ziyaretlerin sonunda da nevruz kutlamaları yapılır. nevruz ateşini, ölü bayramı bittikten sonra yakacağız.

mezar başında şeker ikramı da yapılıyor. adettir bu. bazı insanlar şeker ve pasta getirir. bu şekilde ölüsü için hayır duası almaya çalışır.”

— ehlibeyt alimler derneği üyesi veli beder

“yakın köyler arasında kızlar, evlilik nedeniyle bir köyden diğerine gelin olarak gitmektedirler. işte bu gelin olarak kocasının köyüne yerleşen kadınların, babalarının köylerindeki ayinlere de katılabilmeleri için, ölü bayramı ayinlerini köyler arasında farklı günlerde, sırayla yaparız.

biz caferiyiz ve çok eskiden beri bu bayramı kutlarız, çünkü bu bayramın kökleri çok eskilere, ta oğuz atamıza dayanmaktadır.”

— hacettepe üniversitesi’nden atilla bağcı’yla görüşencaferiler

“bayramın ne zaman yapılacağı imam ya da muhtar tarafından, ya da onların tayin ettiği bir kişi tarafından köy halkına hatırlatılır: ‘falan gün mezarlığı ziyaret edeceğiz. herkes hazırlığını yapsın, ölü bayramı’dır.’

bunun üzerine tüm köy halkı da gerekli hazırlıkları yapar. bu hazırlıklar ailelerin ekonomik güçlerine göre yapılır.”

— atilla bağcı

“ayini köy imamı yönetir. bütün köy halkı birlikte mezarlığa gider. mezarlık girişinde hoca ve köyün büyükleri toplu halde dururlar, orada dualar okunur, salâvat getirilir.

mezarlık girişindeki bu dua merasiminden sonra iştirakçilerden nakit para toplanır, bu para imama verilir. çünkü bizim camilerimiz t.c. diyanet işleri başkanlığına bağlı değil. böyle olunca imamın herhangi bir maaşı olmuyor; yani devlet maaş ödemez, burada toplanan para imama verilir.

orada herkes kendi gücü nispetinde yardımda bulunur. kimin ne kadar para verdiği anons edilir ve o kişinin ölüleri için toplu olarak dualar okunur.”

— ığdır evci köyünden sefer tekçe

“ölü bayramı veya ahırtek geleneğinin kökenleri şu geleneğe dayanır: türk kültüründe var olan atalar kültü ve kutsal ata kabul edilen kişinin mezarının olduğu yerin ziyaret ve tazim edilmesi.

islam dairesine girince gelenek muhteva aynı kalarak, icra ve ritüeller bakımından sadece kabukta değişimler geçirmiştir.”

— atilla bağcı

“özelikle büyükşehirlerde yaşayan bazı dinî ya da farklı kültürel pratiklere sahip topluluklar ığdır’a gelerek bu törene katılır. istanbul, bursa ve ankara gibi şehirlerde yaşayan caferi/azeriler, ölü bayramı ile kendilerine has kıldıkları özellikleri birer kimlik öğesi hâline getirmekte ve kültürel belleklerini canlı tutmaya çalışmaktadırlar.

mezarlık üzerindeki toplu tören görünümleri, kimlikle ilişkilendirildiğinde bir topluluğun devam kaygısını ön plana çıkartır. ölüm, toplumu yeniden inşa eden ve kollektif bağları güçlendiren bir süreç olarak değerlendirilmektedir.

ölüm ve toplum ilişkisini gösteren temel kavram; soy bağını yaşatması ve atalar kültünü yansıtması bakımından topluluklar için kimliksel ve kültürel bellektir.”

— karabük üniversitesi öğretim görevlisi adem sağır

 

meksika’daki ölüler günü ile benzerlikler ve farklılıklar

yrd. doç. dr. adem sağır “ölüm, kültür ve kimlik: ığdır ölü bayramı ile meksika ölü günü örneği” başlıklı makalesinde benzerlikleri ve farklılıkları irdeliyor:

“temelde maya, aztek ve ispanyolların antik zamanlarında aztek tanrısı mictecacihuatl adına yapılan törenin bugüne taşınmış hâli.

ölüler günü, ığdır’daki ölüler bayramı’nın tersine hasat mevsiminin sonunda(31 ekim-2 kasım) yapılmakta.

evin içine sunaklar hazırlanır ve bu sunaklara ölünün sevdiği yemekler, ölüye ait fotoğraflar koyulur ve kandiller yakılır. evin içerisi, böylece ölüme dair düşüncenin ve inançların organize ettiği bir kimlik yapısına bürünür.

caddeler ve mezarlıklar da evlerden farklı değildir. ölüler günü’nün kutlandığı caddelerin büyük bir çoğunluğu ölü suratlı heykeller ile süslüdür. kutlamalar başladığında herkes, bu heykellerden alıp birbirlerine armağan etmektedir.

her iki ölüm pratiğinde de mezarlık ziyaretlerinin odağa yerleştirdiği amaç, gençlerin/yakınlarının atalarını hatırlama pratikleridir. bu anlamda kuşaklararası bağlantıları sağlaması ve atalar kültünü yansıtması açısından her iki törenin de sosyolojik bir amaca hizmet ettiği görülmektedir.

ölüler bayramı, ölümün kendisiyle özdeşleştirilir. burada daha çok ibadetler ve dualar ön plandadır. ölü bayramı, ölülerle birlikte uyumlu bir hayatı yansıtır.

ölüler günü ise yaşamla özdeşleştirilir. i̇lk günün akşamı sabaha kadar eğlenceler düzenlenmesindeki temel güdü budur. ölülerden korunma psikolojisi daha belirgindir, bu nedenle yaşamın ve eğlencenin ön plana çıkartılması söz konusudur.”

 

Kaynak



Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *